top of page
sb-lg.png
  • Instagram

Antik Mısır'dan günümüze: 3D yazıcıyla üretilen enerjisiz soğutma sistemi

  • jangokhanyildirim
  • 27 Haz 2025
  • 2 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 30 Haz 2025

Virginia Tech Üniversitesi'ndeki araştırmacılar, içi boş kil sütunlardan oluşan yenilikçi bir soğutma sistemi geliştirdi. 3D yazıcıyla üretilen bu sistem, içine doldurulan kum ve su sayesinde çevresindeki havayı 5.5°C'ye kadar soğutabiliyor. Şu anda test aşamasında olan buluş, bölme duvar olarak kullanılabildiği gibi mobilya veya bina cephesine dönüştürülebilme potansiyeli taşıyor.



Sistemin çalışma prensibi oldukça basit: Kil sütunların içindeki kumda depolanan su, sıcak hava temas ettiğinde buharlaşıyor ve bu doğal süreç ortam sıcaklığını düşürüyor. Projenin mimarı Stefan Al, "Bu teknolojinin en büyük avantajı tamamen ücretsiz soğutma sağlaması. Tek ihtiyacınız olan biraz su" diyerek sistemin sürdürülebilir yönüne dikkat çekiyor.


Bu modern buluşun kökleri aslında 4.500 yıl öncesine dayanıyor. Antik Mısır'da rüzgar kuleleriyle birleştirilen buharlaşmalı su sistemleri, Orta Doğu'da ise gözenekli kil çömlekler kullanılarak benzer soğutma yöntemleri geliştirilmişti. Oman'daki Muskat pencereleri ve iç içe geçmiş çömleklerden oluşan Zeer buzdolapları, tarih boyunca insanların bu doğal soğutma yöntemlerinden nasıl yararlandığının kanıtı niteliğinde.


Günümüzde 3D baskı teknolojisi sayesinde bu kadim bilgi yeni bir forma kavuştu. Kilin betona kıyasla daha düşük karbon ayak izine sahip olması ve ısıyı depolayabilme özelliği, onu pasif soğutma sistemleri için ideal bir malzeme haline getiriyor. Araştırma ekibi şimdiye kadar üç farklı prototip üzerinde çalıştı ve en iyi sonuçların doğal hava akımı olan alanlarda veya fan desteğiyle elde edildiğini tespit etti.



Küresel ısınmayla birlikte artan enerji ihtiyacı, binalardaki ısıtma ve soğutma sistemlerinin toplam enerji tüketimindeki payını %30'un üzerine çıkardı. Virginia Tech'in bu buluşu, elektrik gerektirmeyen alternatif soğutma çözümleri arayışında önemli bir adım olarak görülüyor.



Şu anki prototipler üniversitenin fırın boyutlarıyla sınırlı olsa da ekip, tam ölçekli bir oda inşa ederek sistemin gerçek koşullardaki performansını test etmeyi planlıyor. Estetik tasarımı sayesinde sadece işlevsel değil aynı zamanda dekoratif bir unsur olarak da kullanılabilme potansiyeli taşıyan bu sistem, sürdürülebilir mimari çözümler listesinde kendine sağlam bir yer edinecek gibi görünüyor.



Dünyanın dört bir yanında artan sıcaklıklarla mücadele eden bilim insanları, su dolu cam cephelerden güneş ışığını yansıtan özel boyalara kadar çeşitli yenilikçi çözümler üzerinde çalışıyor. Virginia Tech'in bu projesi ise geçmişin bilgeliğiyle geleceğin teknolojisini birleştirerek iklim krizine karşı umut vaat eden çözümler sunuyor.


bottom of page