Azerbaycan'da 3.800 yıllık devasa bir Bronz Çağı savaşçısı keşfedildi
- jangokhanyildirim
- 29 Tem 2025
- 2 dakikada okunur
Batı Azerbaycan'ın Ceyrançöl ovası yakınlarında, arkeologlar yaklaşık 3.800 yıl önce ölmüş, uzun boylu bir savaşçının kalıntılarını ortaya çıkardı. İki metreyi aşan boyuyla dikkat çeken bu savaşçı, elinde dört uçlu bir mızrak başı tutar halde bulundu.

Fotoğraf: Azerbaycan Kültür Bakanlığı
Azerbaycan Kültür Bakanlığı'nın yaptığı açıklamaya göre bu keşif, Bronz Çağı toplumlarının sosyal yapısı, dini inançları ve cenaze ritüelleri hakkında önemli bilgiler sunuyor. Savaşçının, dönemin önemli bir askeri lideri olabileceği düşünülüyor. Zira mezarı, o dönem için oldukça görkemli bir şekilde düzenlenmiş.
Yaklaşık 28 metre çapında ve 2 metre yüksekliğindeki mezar höyüğünün altında, yüz yüze yerleştirilmiş 14 adet bir tonluk kireçtaşı blok, boğa şeklinde bir taş idol ve yuvarlak bir kireçtaşı mühür bulundu. Bölgede "kurgan" olarak bilinen bu tür mezar höyükleri, genellikle göçebe kültürler tarafından inşa edilen törensel yapılar olarak kabul ediliyor ve ölüm sonrası inançlara dair ipuçları taşıyor.
Höyüğün merkezinde, 2 metre genişliğinde ve 6 metre uzunluğunda bir oda keşfedildi. Bu oda üç bölüme ayrılmış: Bir bölümde insan iskeleti, diğerinde çeşitli seramik kaplar, üçüncüsü ise tamamen boş. Yapılan açıklamada, bu boş alanın ölen kişinin ruhu için bir "dinlenme yeri" olarak tasarlandığı öne sürüldü. Savaşçının yanında bulunan dört uçlu bronz mızrak başı, yalnızca Azerbaycan için değil, tüm Güney Kafkasya bölgesi için oldukça nadir bir eser. Ayrıca, bronz bilezikler, obsidyen aletler, boncuklar ve kakmalı seramikler gibi değerli eşyalar da mezarda yer alıyordu. Seramik kapların içinde pişirilmiş hayvan kemiklerine rastlanması, bunların öbür dünya yolculuğu için hazırlanan yiyecekler olduğunu düşündürüyor.
Son beş yıldır, yerli ve yabancı 2.000'den fazla akademisyen ve gönüllü, arkeolojik açıdan zengin bir bölge olan Keşikçidağ koruma alanında çalışmalar yürütüyor. Araştırmacılar, yeni keşfedilen bu mezar höyüğü üzerinde karbon tarihleme ve izotop analizleri gibi laboratuvar çalışmalarının devam ettiğini belirtti.



