top of page
sb-lg.png
  • Instagram

Buhara Bienali'nden küresel ortaklık: Zanaatkar ve sanatçı hiyerarşisi yıkılıyor

  • jangokhanyildirim
  • 6 Eki 2025
  • 2 dakikada okunur

UNESCO Yaratıcı Zanaat ve Halk Sanatları Şehri olan Buhara'da, Sanatsal Direktör Diana Campbell küratörlüğünde düzenlenen ilk Buhara Bienali "Recipes for Broken Hearts" (Kırık Kalpler İçin Tarifler), kapsamı ve iddiasıyla dikkat çekiyor. Antik İpek Yolu'nun mimari ve zanaat merkezi olan bu şehir, uluslararası çağdaş sanatçıları, yerel zanaatkarlar, usta zanaatkârlar ve geleneksel ustalarla bir araya getirerek "yaratıcının" ve "fikir sahibinin" hiyerarşisini ve telif kavramını yeniden şekillendiriyor.


Görseller: Buhara Bienali, Kaynak: Jon Everall (Creative Boom)


Özbekistan Sanat ve Kültür Kalkınma Fonu (ACDF) tarafından desteklenen Bienal, ülkenin gurur duyduğu tekstil, seramik ve bakır mirasını yüceltirken, ince sanatlar ile uygulamalı sanatlar arasındaki sınırları bulanıklaştırıyor. Projenin merkezinde, yaratım sürecinin demokratikleştirilmesi ve baş zanaatkarların anonim kalmaması yatıyor. Sanat ve zanaatın uzun konuşmalar ve karmaşık zorlukların üstesinden gelerek ortak başarılara ulaşabileceği gösteriliyor. Bu işbirliğinin çarpıcı örneklerinden biri, Mısır'dan Laila Gohar ve Ilkholm Shoyimkulov tarafından navat (üzüm şurubunun iplikte yavaşça kristalleşmesi) kullanılarak yapılan, kehribar benzeri kristal kaya şekeriyle tamamen kaplanmış metal çerçeveli heykel "Navat Uy". Bir diğer etkileyici eser, Birleşik Krallık'tan Antony Gormley'in yerel tuğla ustalarıyla sunduğu "CLOSE" adlı enstalasyonu oldu. 16. yüzyıldan kalma Hoca Kalan Camii harabelerinde, binlerce güneşte kurutulmuş çamur tuğlası kullanılarak, insan figürünü yüz farklı pozda çağrıştıran, iki kat insan boyutunda gövdeler inşa edildi. Kolombiyalı sanatçı Delcy Morelos ve Baxtiyor Akhmedov ise, hasır-ahşap bir yapıyı toprak, kum, kil, tarçın, karanfil ve zerdeçal karışımıyla kaplayarak, kokusuyla dikkat çeken, duyusal bir mimari tapınağı andıran "The Earth's Shadow" adlı eseri yarattı.


Su kıtlığı ve Aral Gölü'nün kuruması gibi ulusal bir meseleye odaklanan Hylozoic/Desires ile Rasuljon Mirzaahmedov, Şah Rud kanalı üzerine asılan ikat kumaşlarla, kayıp gölün uydu görüntülerini yansıtan lirik bir eser ortaya koydu. Tüm bu projeler yaratıcı iletişimin, zamanın ve yerel malzemenin hikaye anlatma potansiyelini vurgulayarak, işbirliğinin tek başına bir sanat aracı olduğunu kanıtlıyor.




bottom of page