Denizle bütünleşen bir mimari şaheser: Sanlorenzo SL110A
- jangokhanyildirim
- 9 Ağu 2025
- 2 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 28 Ağu 2025
Sanlorenzo, yatçılık dünyasında yeni bir mimari ifade sunan SL110A modeliyle adeta zarafeti ve işlevselliği benzersiz bir dengeye taşıyor. 33 metrelik bu yat, markanın asimetrik tasarım serisinin en son evrimi olarak karşımıza çıkıyor. Geniş ve aydınlık iç mekanları, iç-dış mekan uyumu ve denizle kurduğu güçlü bağ sayesinde Cannes Yatçılık Festivali'nde büyük ilgi topladı.

SL110A, estetikten ödün vermeyen ve vizyoner bir çok yönlülük arayan yat sahipleri için tasarlandı. SL102A ve SL106A modellerinin ardından gelen SL110A, zarif ve zamansız çizgileriyle trendlerin ötesine geçiyor. Asimetrik tasarım, görsel dengeyi artırırken aynı zamanda iç mekanda daha fazla yaşam alanı sunuyor. Teknik bir yenilik olarak; sancak ve iskele taraflarına yerleştirilen kademeli geçitler, iç mekana entegre edilerek genişlik ve konfor hissini güçlendiriyor.
Mimari zeka ve uyum yeteneği...
Lissoni & Partners işbirliğiyle yeniden tasarlanan pruva, geleneksel aerodinamik formlar yerine denize bakan bir teras ve entegre havuzla donatıldı. Bu minimalist ve şık tasarım, suyla olan bağı güçlendirirken aynı zamanda yaşam alanını optimize ediyor. Gizli bir kapak sayesinde bağlama alanı saklanarak temiz hatlar ve kullanışlılık sağlanıyor.
Kıç kısmı ise modern bir yorumla SL86A'dan esinleniyor. Şeffaf küpeşte, kokpit ile deniz arasında kesintisiz bir bağ kurarken, dönen plaj platformu hem tender hem de jetski için bir garaj görevi görüyor. Katlanabilir merdivenler ve geçitler, yatın şık siluetini koruyor. Ana güvertede yer alan çok yönlü açık hava salon alanı, güneşlenme ve yemek yeme gibi farklı ihtiyaçlara uyum sağlıyor.
Zarif ve sofistike iç mekanlar...
SL110A'nın iç mimarisi, dış tasarımın bir uzantısı gibi düşünüldü. Büyük pencereler, katlanabilir küpeşteler ve sürgülü kenarlar, doğal ışığın ve havanın içeri girmesine izin vererek mekan hissini güçlendiriyor. Misafirler, açılır bir teras sayesinde denize doğru genişleyen bir salon alanının keyfini çıkarabiliyor.
Yat demirdeyken, sancak tarafındaki küpeşte aşağı indirilerek denize nazır bir teras oluşturulabiliyor. Aynı şekilde, aşağı kaydırılan kenarlar, pencereleri genişleterek misafirlerin denize daha yakın hissetmesini sağlıyor. Bu detaylar, iç ve dış mekan arasındaki uyumu en üst seviyeye taşıyor.
Denizde Bir Sığınak
SL110A'nın kalbinde, geniş gövdeli, sahibine özel suit yer alıyor. Panoramik deniz manzarası ve ön güvertedeki havuza doğrudan erişim sunan bu alan, gerçek bir sığınak olarak tasarlandı. Ana kabin, pruva ve üst güvertelerle özel bir bağlantıya sahip. Böylece sahibi yatın her köşesiyle bağlantıda kalırken aynı zamanda özel alanını koruyabiliyor.
Alt güvertede dört misafir kabini (iki VIP, iki dönüştürülebilir ikiz/çift kişilik) ve üç kabin, altı yatak ile ayrı bir dinlenme alanından oluşan geniş mürettebat bölümü bulunuyor. Köprü üstü mezzanine, güneşlenme alanı, açık hava yemek mekanı veya havuza doğrudan erişimli özel bir köşe olarak kullanılabilen flybridge'e bağlanıyor. Koyu ahşap paneller, rezin kaplamalı tavanlar, balık sırtı desenler ve taş efekti malzemeler, yatın zarif iç atmosferini tanımlıyor. Sahibine özel banyo ise lüks Calacatta mermeriyle kaplandı.
Sanlorenzo SL110A, asimetrik çizgilerden iç-dış mekan uyumuna kadar her detay, form ve işlev ilişkisini yeniden tanımlıyor. Denizle kişisel bir bağ arayan, zarafet ve vizyonun buluştuğu bu yat, asimetrinin mükemmelleştirildiği ve mekanın yeniden yorumlandığı çok özel bir tasarım.
Bağlantı: www.sanlorenzoyachts.co.uk























