Hermès, yeni atölyesiyle hız çağına meydan okuyor: El işçiliği için sürdürülebilir mimari
- jangokhanyildirim
- 4 Eki 2025
- 1 dakikada okunur
Hız takıntısının hakim olduğu bir çağda, köklü Paris moda evi Hermès, deri ürünlerine odaklanan yirmi dördüncü tesisini Fransa kırsalındaki L'Isle-d'Espagnac bölgesinde açarak zamansız bir duruş sergiliyor. Yaklaşık 5.800 metrekarelik bu modern yapı, el işçiliğine zaman ayırma eylemine adanmış 260 zanaatkarı barındırıyor.

Bölgeden ilham alan Bordeaux merkezli Guiraud-Manenc stüdyosu tarafından tasarlanan bina, rustik düzlükten cesur ama göze batmayacak bir şekilde yükseliyor. Bu mimari, zanaatın nostaljik romantizmden ibaret olmadığını, tam tersine yaklaşık 200 yıldır el emeğini bir sanat formuna yükselten Hermès'in felsefesini desteklediğini gösteriyor. Tesisin tasarımında kullanılan saman bazlı yalıtım, yapının çevresiyle bütünleşmesine yardımcı olurken, yerel Charente taşı ise binayı bölgesel kimliğe bağlıyor ve böylece miras ile inovasyon arasında başarılı bir denge kuruyor.
Atölye, çalışma ve ortak alanların doğal gün ışığından faydalanacağı şekilde merkezi bir koridor etrafında düzenlenmiş. Kısmen bitki örtüsüyle kaplı çatısına yerleştirilen 1.800 metrekarelik güneş panelleri, sadece enerji sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda doğal ışığı çalışma alanına dağıtıyor. Bu tesis, Hermès'in sürdürülebilirlik çerçevesiyle uyumlu, pozitif enerji üreten bir bina olarak tasarlandı. Büyük cam cepheler, jeotermal ısıtma sistemi ve enerji verimli teknik altyapı, çevre bilincini yansıtıyor. Çoğu malzemenin 250 kilometre yakın çevreden düşük karbon salınımıyla tedarik edildiği belirtilen bu mimari, sadece zanaatkarlara ev sahipliği yapmakla kalmıyor; insan ritmini doğal çevreyle eşleştirerek hareketlerini ve jestlerini güçlendiriyor.
Hermès bu projeyle, tasarımın sadece işlev görmekten öteye geçerek lüksün ve kalitenin, mimarinin kendisinde de cisimleşebileceğini gösteriyor.
Bağlantı: Guiraud-Manenc







