top of page
sb-lg.png
  • Instagram

Yapay zeka yeni bir enerji krizi yaratıyor: Veri merkezleri rekor enerji tüketimiyle sınırları zorluyor

  • jangokhanyildirim
  • 16 Ağu 2025
  • 2 dakikada okunur

Dünya genelinde yapay zeka teknolojilerinin benimsenme hızı arttıkça, bu sistemlerin bel kemiğini oluşturan devasa veri merkezlerinin yol açtığı enerji tüketimi, uzmanları alarm durumuna geçiriyor. Son dönemde öne çıkan büyük dil modelleri, görüntü işleme sistemleri ve diğer yapay zeka uygulamaları, geleneksel bilgi işlem süreçlerine kıyasla katlanarak artan bir elektrik talebi oluşturuyor.


Fotoğraf: Unsplash


CNET editörü Corin Cesaric'in haberine göre, yapılan araştırmalar, tek bir yapay zeka modelinin eğitimi sırasında onlarca evin bir yıllık elektrik tüketimine eşdeğer enerji harcandığını ortaya koyuyor. Örneğin, OpenAI’ın GPT-4 gibi gelişmiş bir modeli eğitmek için milyonlarca watt-saat enerji gerekiyor. Hatta basit bir ChatGPT sorgusunun işlenmesi bile, standart bir Google aramasından 10 ila 20 kat daha fazla elektrik tüketebiliyor.


Bu durum, yapay zeka altyapısının yaygınlaşmasıyla birlikte enerji şebekeleri üzerinde benzeri görülmemiş bir baskı oluşturuyor. Öyle ki, bazı bölgelerde yeni veri merkezlerinin kurulumu, yerel enerji şebekelerinin kapasite sınırlarını aştığı için reddediliyor veya erteleniyor.


Şirketler yeşil çözümler peşinde ancak yeterli olup olmadığı belirsiz

Teknoloji devleri, bu artan enerji ihtiyacını karşılamak ve sürdürülebilirliği sağlamak için çeşitli stratejiler geliştiriyor. Microsoft, Google ve Amazon gibi şirketler, veri merkezlerinde yenilenebilir enerji kaynaklarına yöneliyor, daha verimli soğutma sistemleri kuruyor ve hatta bazı tesislerini hidroelektrik veya nükleer enerjiye yakın bölgelere taşıyor.

Ancak uzmanlar, bu çabaların tek başına yeterli olmayabileceği konusunda uyarıyor. Yapay zeka modellerinin karmaşıklığı ve işlem hacmi her geçen gün arttığı için, enerji tüketiminin de aynı hızla artmaya devam edeceği öngörülüyor.


Gelecekte neler bekliyor?

Enerji ekonomisi uzmanları, yapay zeka endüstrisinin önümüzdeki yıllarda küresel elektrik talebinde büyük bir paya sahip olacağını belirtiyor. Bazı tahminlere göre, 2030 yılına kadar yapay zeka ve veri merkezleri, dünya elektrik tüketiminin %5’inden fazlasını kullanabilir. Bu da, birçok ülkenin enerji politikalarını yeniden gözden geçirmesi gerektiği anlamına geliyor.


Sonuç olarak, yapay zeka teknolojilerinin sunduğu devrimci fırsatların yanında, bu sistemlerin enerji açısından ne kadar "aç" olduğu da dikkate alınmalı. Uzmanlar, hem teknoloji şirketlerinin hem de politika yapıcıların, yenilenebilir enerji yatırımlarını hızlandırması ve daha verimli donanımlar geliştirmesi gerektiği konusunda hemfikir. Aksi takdirde, yapay zeka devriminin getireceği faydalar, enerji kriziyle gölgelenebilir.

bottom of page